Ekrem İmamoğlu’ndan Fehime Sultan ve Hatice Sultan yalılarının devrine ilişkin açıklama

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ortaköy İskelesi’nden vapurla boğaza açıldı.

Vapurda Fehime Sultan ve Hatice Sultan Yalıları’nı arkasına alan İmamoğlu, açıklama yaptı. İmamoğlu, “Burası Valiliğe ve İl Özel İdaresi’ne ait olduğu dönemde 7 Ocak 2009 yılında, burası Türk Hava Yolları ve DO&CO isimli bir şirket arasında bir sözleşme yapılarak 25 yıllığına restore edilerek işletilmesi hususuyla bir sözleşme imzalandı. 2011 tarihinde yer altına ilave otopark yapılmasıyla ilgili bir talep doğrultusunda bu talep uygun görülüyor ve bu otoparkın yapılması karşılığı ile sözleşme süresi o dönemin valisi tarafından ek protokol ile 25 yıldan 31 yıla çıkartılıyor. İl Özel İdareleri’nin kapanmasının sonrasında o dönemin yine yetkilileriyle beraber valiliğin Devir Paylaştırma Komisyonu kararı ile bu mülkiyet 8 Ağustos 2014’te İBB’ye devrediliyor. Bu tarihten sonra artık bu yapılar İBB’nin mülkü olmuştur ve sözleşmeye esas bütün ödemeler ve ya da ilişkiler de İBB tarafından sürdürülmüştür.” dedi.

İmamoğlu, “Bir kere altını çizelim, burası 2012 yılında bitirilmesi beklenen ve istenen bir proje. Protokol bu şekilde, sözleşmenin 2. ve 9. maddeleri şartnamedeki ilgili maddeler de açık olarak 3 yıl içerisinde bitirilip başlaması gereken restorasyon süreci, tamamlanmış olması gerekirken ne yazık ki 13 yıldır burası herhangi bir bitişi bırakın, durdurulmuş yanlış imalatların olduğu sıkıntılı bir sürecin içerisine dahil olmuştur. Tabi biz her binamıza, İstanbul’un her noktasına, İstanbul halkına ait her yere yapıya sahip çıktığımız gibi göreve geldiğimiz andan itibaren terk edilmiş ve hiçbir şekilde ilgilenilmemiş bu yapılara sahip çıkan bir yönetim olduk.” diye konuştu.

YARGIDA HÜKÜM VERİLMİYOR

İmamoğlu, “Defalarca kendi binasına girmeye çalışan belediye çalışanları içeri alınmadı. Her defasında kolluk güçleri belediyemiz çalışanlarının binaya girişlerini engelledi. Hatta artık böyle güç kullanılırcasına engellemeye gayret etti. Bu süreçlerin tamamı tutanaklarda video kayıtları şeklinde var. İşgale uğramış, zarara uğratılan ve zarar verilen binamıza İBB mülk sahibi olarak alınmıyor. Sözleşmenin feshedildiği aralık ayından bu yana ne içeri girebiliyoruz, ne binayı teslim alabiliyoruz. Yaşanan hukuksuz işlemler nedeniyle ardı ardına açtığımız davalar, girişimlerimiz de ne yazık ki bekletiliyor. Yargıda hüküm verilmiyor. Bakın vatandaşlarımızın aklına şu gelebilir. Aralık Ayından bu yana bu yüksek tonda bunu niye dile getirmediniz? Kamunun, kamuyu şikayet etmesi, kamu ahlakı ve terbiyesi alan bu ülkenin bu devletin malını savunmayı kendine şiar edilmiş ben ve arkadaşlarım bu konuyu dile getirmenin ne kadar ağır bir şey olduğunun farkındalar ve hep beraber bunun defalarca sulh içerisinde çözülmesiyle ilgili girişimlerde bulunduk.” şeklinde konuştu.

İmamoğlu, yapılar hakkındaki Valilik kararlarına yönelik, “Son perde şu, İBB’ye yazı yazılıyor. Valilik tarafından ama nerden başlıyor bu komik tiyatro Şehircilik Bakanlığı’ndan, Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden başlıyor, İstanbul Valiliği’nden, Valilik ilgili kurumlarını ekinde tutarak, yazı yazıyor. Yazının gerekçesi o kadar komik ki. Efendim, geçmişte burası İBB’ye devredilmiş ama aslında burası bir okulmuş, niye bunu söylüyorum çünkü şöyle, diyor ki taşınmazların vasfı ve üstündeki kamu hizmetleri dikkate alınarak ilgisine göre ilgili idarelere devrinin amaçlandığı okul, camii, karakol binası gibi yerlerin vasfı ve durumu nazara alınarak belediyeler adına tescilinin mümkün olmadığı, dolayısıyla biz bunu belediyeden alacağız, kamunun ilgili birimine devredeceğiz.” dedi.

ZATEN KARAR ALTIYA BİR YAZILMIŞ

İmamoğlu şöyle devam etti:

“Pazartesi’ye bir çağrı yapılıyor, iptal edilerek buradaki devir bu kurul marifetiyle İBB’nin mülkünü hazineye devretme girişimi. Nasıl bir kurul bu? İBB’den tek üye, karar verici yani valiliği hükmü altında oraya gelecek olan altı üye. Yani zaten karar altıya bir yazılmış, saat 14.00’te yazılmış. Binayı tamamen nasıl almayı planlıyorlar? Gasbederek. Bu anlamda hem kira gelirlerinden, hem mülkiyet gelirlerinden kamu çok büyük bir zarar uğratılmıştır. Bir an önce işgalci şirketin elinden burasının alınarak mülk sahibi İBB tarafından korunması gerekmektedir. Arkadaşlarım yarın da o yapıya gidecekler. Bu toplantı yapılana kadar oraya giriş işlemleri ile ilgili mücadelesini yapacaklar. Pazartesi günü kurul toplantısını en güçlü şekilde bütün bürokrasi arkadaşlarım ve özellikle millet ittifakının grup başkanvekilleri sayın süreci valilikte bizzat gözlemleyeceklerdir.

Bu ayıp sürecin elbette Pazartesi’ne kadar sona erdirilmesini diliyorum. Bu komisyonun yanlış toplandığını, usule uygun olmadığı noktasında da İdari Mahkemelerle ilgili başvurumuzun yapıldığını siz değerli basın mensuplarına ve değerli kamuoyuna, kıymetli İstanbullu hemşerilerime, vatandaşlarıma duyuruyorum.”